Benim söylemek için çırpındığım gecelerde siz yoktunuz.

20/8/2008 - Burada yağmur yağıyor...


 

-Belki de bu konuşmaları kaydetmeliyiz.

-Sonunda her birinin bir şaheser olduğunu anladın...Pekala son zamanlarda nasılsın?

-Bunu sorman ne kadar komik ve bir o kadar da lanet doğana uygun öyle değil mi?

-Nedenmiş o?

-Lanet bir akbaba gibi yarı ölü bedenimin peşinde gölgemden fazla sürüklenmene rağmen yine de nasıl olduğumu bilmiyormuş gibi mi yapacaksın.

-Nasıl olduğunu bilmediğimi söylemedim benim söylemek istediğim senin "nasılsın" sorusuna daha çok cevap vermen gerektiği,kimse sormadığından yani..Alıştırma olarak.

-Tamam o halde..Ben.. şey iyiyim.

-İşte senin problemin bu gün ışığı.Sen duygularına sıra gelince mükemmel bir yalancı olabiliyorsun da herkesin beyaz yalanlarla kurtulduğu küçük numaralarda   
                                                                                         takılıyorsun.

-Bunun arkasından bir öneri geliyor değil mi?

-Yapman gereken şu; Kalbin olmadığını ilan ettikten sonra onların senin aşk acıların için ağlamasını bekleme yada gösterdiğin kişiden fazlasını bulmalarını.Eğer hislerim yok diyorsan ve varsa en azından yokmuş gibi davranmalısın ve inan bana hissetmemeyi tercih edersin.

-Tabi senin için herşey çok kolay,çözümler hazır.Sen öyle bir şansa sahipsin ki hayatını dışardan izleyebiliyorsun ve tabi müdahale hakkın var.

-Yoo..yo..Sen karıştırıyor olmalısın küçüğüm,benim bu hareket kabiliyetim tribünde kumandayla oturmamdan kaynaklanmıyor,ben sizin yağmurlarnız da yürür ama ıslanmam işte bu yüzden bu kadar rahat yağmur hakkında konuşmam.

-En azından oradan da olsa hava durumunu iyi takip ediyorsun.Şarkıda demiş ya neden yağmur hep benim üzerime yağıyor 17 yaşında yalan söylediğim için mi?

-Buna evet diyebilen bir sen varsındır herhalde.Ama dediğim gibi düşünme..İnan bana sen büyütüyorsun herşeyi gözünde.Gereksiz ayrıntılardan minnettar kalacak fedakarlıklar buluyorsun.Tanrı aşkına gerçekten ne olduğunu neden hatırlamak istemiyorsun.

-Asıl sen neden masummuşum gibi davranıyorsun.

-Yoo..Sen bir drama olmadan yaşayamıyorsun senin sorunun bu.Geçmişte acı buluyordun..Şimdi ise zafer günlerim oldu o anılar.Söyle hadi gerçekten bu vicdan azabını hak edecek ne yaptın.

-Bıraktım.

-Nasıl bırakmış olabilirsin.şu hale bir bak.

-Onlar beni bırakmadı.

-Abarttığın gibi değil,biliyorsun.Kapnı kırıp seni mutsuzluğundan sökmeye çalışmadılar.Sadece bir kaç arama hepsi bu.

-Benim şimdi yapmadığım bir şey.

-İntihar girişimi bence iyi bir mazeret.

-Tabi,eğer öğrenebilecek olsalar.

-Yaşadıklarını bilselerdi...

-Özgür olurdum.

-Aradığın affedilme kucağına kadar gelirdi.

-Ama anlatamam,artık iyice unutttum.

-Ama affedilmeye ihtiyacın yok.

-Tabiki var, sen ıslanmıyorsun ama burada yağmur yağıyor.

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

17/7/2008 - Mırıldanış...

 

 

 

Çok...Çok uzundu yazdıkları...Göz gezdirirlerdi sadece...
Çok uzun konuşurdu...Konuşabildiğinde....Ağız dolusu...Laf kalabalığıydı kulaklarında...


Hatırlayamıyorum bu nereden geldi...

" Ben kraliçeyim,çamurlu su içmem
   Çöldeysen içersin kraliçem
   Ben kraliçeyim çöllere düşmem
   Gözlerini aç çöldesin kraliçem"

Merak etmeyin açtığım yaraları kapamak için mazeretler biriktirdim uzaklara gittiğimi söyldiğim bu süre boyunca...

 Nasıl....Nasıl peki bunu nasıl yamayacağız..?

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/4/2008 - 1996-2001

Kategori: Denemeler

 

Çok gariptir ama biliyormusun yüzünü hala hatırlıyorum.Bu gün bir acayip kalktım.Hani senden başka kimsenin solumadığını düşündüğün o mavi bakire sabahlar vardır ya öyleymiş gibi geldi bana bu şehrin güne başlangıcı bu sabah.Rüyamdan öyle kibar ve yumuşak bir şekilde kalktım ki.Başım döndü bile biraz.O an dilediğimi hatırlıyorum unutmamayı.Ama şimdi sadece küçük bir parça görüntü,birkaç yarım cümle ve o acayip sabah var üzerimde.Anlatamıyorum çok garip.Birden güvende hissettim sanki hani derler ya.Ama öyle değildi.Rahatlamış,kavuşmuş…Bilmiyorum.Öyle bir şeydi ki sanki sen her şeyi biliyordun ne benim açıklamama gerek kaldı ne senin kıvranışlarımı izlemene.Hatırlıyorum,kendimi tutuyordum.Birçok şeyden uzak ve sevgilerimi içimde tutarak.Sonra sen her şeyi biliyormuşçasına konuştun.Canımı hiç yakmadan konuştun ve ben daha iyi hissettimArtık o yükü taşımayacakmışım gibi geldi.Biliyormusun hala yüzün aklımda, seni son gördüğüm haliyle. hala küçük bir beyefendinin yüzü var gözlerimin önünde. hala küçük bir çocuğun yüzü beni kurtulmuş hissettirebiliyor rüyalarımda.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/3/2008 - Bir şarkı vardı hani...

Kategori: Denemeler

 

 

 

Elinde bıçak vardı.Nasıl öfkelendiğini gördüm.Belkide öfkesi yüzünden farkına bile varamamıştı bıçağı eline aldığını.Bağırıyordu,çığlık,çığlığa.Elindeki bıçağı savuruyordu o müthiş kin ile.Karşısındaki ürktü,ne kadının öfkesinden ne acısından ,bıçaktan ürktü.O bıçağın nasıl da parladığını hatırlıyorum.Olacakları biliyormuş gibi gülümseyen bir parıltıydı bıçağınkisi.Kadın ise ağlamaklı bir nefret saçıyordu karşısındakine öz oğluna.Diğer küçük çocuğu yan tarafta ağşıyordu ama bu kimin umrundaydı.Şimdi şu anda Tanrılar bile nefeslerini tutmuşlar elinde bıçağı olan annenin haykırışlarını izliyorlardı.Küfrediyordu,saldırıyordu belki de amacı sadece korkutmaktı.Ne de olsa oğlu dediği az önce onu dövmüştü ve oğlu dediği şimdi ağza alınmayacak şeyler söylüyordu anne dediği kadına.Hepsini gördüm.Doğruyu söylemek gerekirse içimde oluşan acının tarifi basit ve katıksız.Kalemi kırılmış biri gibi eline iğne batmış gibi….Basit acılardan birini seçin artık siz.Eskiden oturur ağlardım annesinin yanındaki küçük çocuğu gibi.Hatırlıyorum hıçkırıklarımın nasıl nefesimi tıkadığını.Gözlerimdeki yaşların nasıl görmemi engellediğini.Ama artık değil.Bunları izlerken sadece bakıyordum sanki hiç orada değilmiş,sanki bunlar gerçek değilmiş,sanki normalmiş gibi…Dedim ya biz hepimiz toplanmış izliyorken bu manzarayı ben kalktım gittim,sonunu bilmiyorum.Şimdi sadece yutkunmakta zorlanıyorum hepsi o kadar.

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

10/10/2007 - "O" nun Rüyası...

            “Dışarıdayız,

             Yağmur yağıyor,

             Sen O’sun ben biliyorum.Sen de benim O olduğumu biliyorsun,

             Birbirimizin etrafında dönüyor gibiyiz,sürekli gidip geliyoruz,

             Ama;

             Bir türlü konuşamıyoruz.

             ….Öyle bir şeydi.”

            

                                     Dedi. Rüya görmüş.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/8/2007 - KAPA ÇENENİ..!!

 

Ben mi seni Ağlattım?

 

Seni ağlatabiliyor muyum?

Seni ağlatabiliyor muyum?

Seni ağlatabiliyor muyum?

Seni ağlatabiliyor muyum?

Seni ağlatabiliyor muyum?

Seni ağlatabiliyor muyum?

Seni ağlatabiliyor muyum?

Seni ağlatabiliyor muyum?

Seni ağlatabiliyor muyum?

Seni ağlatabiliyor muyum?

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/8/2007 - Tired of being sorry

Kategori: Notalar

 

 

 

Ringside

Tired Of Being Sorry

I don't know why
You want to follow me tonight
When the rest of the world
With whom I've crossed and I've quarreled
Let's me down so
For a thousand reasons that I know
To share forever the unrest
With all the demons I possess
Beneath the silver moon

Maybe you were right
But baby I was lonely
I don't want to fight
I'm tired of being sorry

Chandler and Van Nuys
With all the vampires and their brides
We're all bloodless and blind
And longing for a life
Beyond the silver moon

Maybe you were right
But baby I was lonely
I don't want to fight
I'm tired of being sorry
I'm standing in the street
Crying out for you
No one sees me
But the silver moon

So far away - so outer space
I've trashed myself - I've lost my way
I've got to get to you
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Bomboşuz, Korkuyoruz da bunu anlatmak için şehirde bayram vardı...

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım


Free Hit Counter
free music